Etiketler

şiir köşesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiir köşesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mart 2026 Pazartesi

ARİFİN SÜKÛTU

GÖRÜNENİN ARDINDAKİ

Arı namusu bilmez, her sözde satar durur,

Hadsiz edep ne anlar, edepten dem vurur.

Sorsan en önde tutar, her vakit safta yeri,

Kendini doğru sanır, eğri görür her biri.

Günahsız kuldur sanki, tek doğru kendi yolu,

Ondan gayrı her nefes, ona göre dert dolu.

Mürekkep aksa bile, özü bir kuru çöldür,

Cahilin cehaleti, ruhunda ağır göldür.

Söz kadrini bilmeze, kelâm etmek beyhûde,

Gönül mülkü korunmaz, nâdan olan bu evde.

Bin bilsen de arife, danışmak gerçek yoldur,

Edep bilmez şerrinden, kaçmak büyük vakardır.

Akıl selâmet bulur, uzak durunca nardan,

Arif sükûtla geçer, hem kıştan hem de kardan.

İyilik Hakk’ın yolu, gönül gerçek tahtıdır,

Cahilden sakınan can, insanın en bahtıdır. 

12 Mart 2026 Perşembe

Kibirli Nâdan

İrfandan Mahrum Kürsü Ehli

Kuru laf kalabalığı, halin perişan,

Gönlü kör olana yoktur bi-çare.

Sözde âlim olmuş, hani ya nişan?

Akıl ermedi hiç, düştün avare.

"Akilim" diyene bir sor ki; neyi bildin?

Kendi benliğinde kayboldun, silindin.

İrfan kapısında bir hiçliğe indin mi?

Konuşur, sanki sözü yalnızca kendine.

Sorsan her insan cahil, bir sensin arif,

Kibrin deryasını eylersin tarif.

Gönülsüz okumak ne büyük bir zayıf,

Yalnız kendinden olan sanırsın baki.

Kitap yüklü merkep misali bu yolun,

Hakikat katında kırılır kolun.

Ecel şerbetini içince kulun,

Hakiki kadehi sunar o saki. 

10 Mart 2026 Salı

Gönül ile Akıl Cengi

Kim bilir bu kaçıncı, aldanışım, kanışım?

Vah ki! Nefsin elinde, bitmez mi yanışım?

Aklım bir başka söyler, lakin gönlüm bambaşka,

Ey dil! Söyle neyçün, bu bitmez inanışım?

Ah ki! Mantık mizanı, tartamaz bu sevdayı,

Gönül bir mecnun olmuş, terk eyler hep dünyayı.

Zira akıl bir hisar, duygu ise bir nehir,

Heyhat! Görmez mi göz, kurulan bu rüyayı?

Hem dertliyim bu demde, hem de yolum meçhuldür,

Akıl "Dur!" dese bile, gönül her dem bir güldür.

Sebebi ne ola ki, bu çetin muammanın?

Söyle! Bu hâr içinde, yanan hangi gönüldür? 

9 Mart 2026 Pazartesi

"Derûnî Hicret: Öz’e Dönüş"

Gönül mülkü viran, özüm yitik hey,

Nefsimle cengim var, bitmez bu dolay.

Sanırdım bulunmaz, her yan kara vay,

Çıkmaz sokaklarda, soldum bir zaman.

Kırılmış pusulam, ufkumda duman,

Bilinmez bir yolda, dilerim aman.

Aklım bir bîçare, halim pek yaman,

Karanlık içinde, kaldım bir zaman.

Vuslatın şem’ine, pervane oldum,

Gurbet ellerinde, divane oldum.

Nefsimi öldürüp, Hakk’ı buldum ben,

Varlığı yokluğa, böldüm bir zaman. 

7 Mart 2026 Cumartesi

Şeb-i Hicran (Ayrılık ve karanlık gecesi)

Cihan bir gölgelik, konup göçerdim,

"Bu da geçer" deyip bade içerdim.

Gül açmış bağlarda güler geçerdim,

Şimdi her nefesim bin ah olmuştur.

Güneş küstü bana, doğmaz sabahım,

Gökleri titretir feryadım, ahım.

Karanlık içinde kaldı penahım,

Gönül bir yıkılmış dergah olmuştur.

Zifir karanlıklar alıştı bana,

Anlatamam derdim dilden lisanla.

Küskünüm bu fani, yalan devrana,

Dünya gözlerimde siyah olmuştur. 

6 Mart 2026 Cuma

Dostun Hakikati

Beyhude çabalama, duymaz nefis sahibi,

Kendi benliğinden hiç, caymaz nefis sahibi.

Yalandan yüze güler, doymaz nefis sahibi,

Kendinden başkasını duymaz, hep sağır gider.

Dost dediğin yalandan, yüze gülen değildir,

Zorda seni bırakıp, çekip giden değildir.

Acına ortak olup, seni üzen değildir,

Yarana merhem için, her dem kahrını çeker.

Vefa varsa bir canda, dertle harmanlanmıştır,

Sadakat sofrasında, aşkla nurlanmıştır.

Gönül bu hakikati, hakla mühürlenmiştir,

Gerçek dostun şifası, her bir sızıyı sarar. 

Sûret ve Sîret

Sûretin zîbadır, endâmın güzel,

Lâkin sîretinde bir çirkin gizli.

Gönül bağlarını kılmışsın gazel,

Ruhun kışa benzer, dışın yaz izli.

Sen bilmezsen aşkın kadr-ü kıymetin,

Vardır bu cihanda elbet bir bilen.

Görülmez hâtırı kuru minnetin,

Olur bir gün elbet yaşını silen.

Geçer bu cefâlar, kalmaz bu devran,

Her gece nihayet sabaha varır.

Gider bu güzellik, boş kalır kervan,

Bâki şu âlemde sadâkat kalır.