Kemal Yine İş Başında
Saf, temiz kalpli Kemal akşam kahvehaneye gitmek üzere evden çıkar. Komşusu Hasan kapıda Kemal ile denk gelir. Hasan, "Kemal nereye gidiyorsun?" der. Kemal, "Arkadaşların yanına, kahvehaneye," der. Hasan, "Sen git de birazdan ben de gelirim," der.
Kemal uzaklaşınca Hasan kahvedeki arkadaşlarını arar: "Çocuklar bizim Kemal oraya geliyor, biraz Kemal’e takılalım. Bana ayak uydurun sadece," der, anlaşırlar. Kemal’in geldiğini gören arkadaşları onu masaya çağırıp halini vaktini sorduktan sonra Kemal’e bir çay ısmarlarlar. Biraz sonra Hasan dövüne dövüne kahveye girer, başlar "Bittim, öldüm!" demeye. Arkadaşları konuyu bildikleri için ayak uydurup sorarlar.
Hasan, "Dayımın arabasını izinsiz aldım ve şu ilerideki logarın yanında teker patladı," der. Arkadaşları, "Bunda ne var, değiştir," derler. Kemal o saf ve temiz haliyle, "Dayından izinsiz alırsan bu şekilde sınanırsın," der. Hasan, "Git işine ulan, benim derdime bak, senin dediğine bak!" der. Diğerleri, "Ne oldu adam gibi anlat, tekeri değiştirseydin ya Hasan," derler.
Hasan, "Ben de sizin kadar bilmiyorum sanki! Teker patlayınca indim, stepneyi çıkardım, krikoyu takıp patlayan tekeri çıkardım. Somunları rögarın yanına patlak tekerle koydum. Diğer tekeri tam takarken ayağım nasıl değdiyse 4 somun da rögarın içine düştü. Bu köyde bu arabanın jantından kimsede yok. Sorgun’a gitsem, gidebilsem lastikçide sorunu çözerim. Dayım aradı geliyormuş, yengem telefon etti, bana bir çözüm bulun ne yapacağız?" der.
Numaradan herkes bir düşünür. Kemal de derin derin düşünmeye başlar. Ara ara "Sen ne buldun, şu şekilde olmaz mı?" diye saçma sapan fikirler ortaya atarlar. Hasan dizlerini dövüyor "Bittim!" diye. İçlerinden biri, "Kemal, en akıllımız sensin; bul da Hasan’ı dayaktan kurtar," der. Amaç Kemal’i konuşturup gülmektir ama bekledikleri olmaz. Kemal öyle bir şey bulur ki Kemal’le eğlenmek isteyen arkadaşları tüm kahveye rezil olup bozulurlar. "Ummadık taş baş yarar" dedikleri tam da bu olur.
Neden mi? İşte Kemal’in cevabı:
"Bu arabada kaç teker, kaç somun var?" diye sorar Kemal. Arkadaşları birbirlerine bakıp "İşte Kemal saçmalamaya başladı," diye birbirlerini gaza getirme bakışı atarlar. "Kemal bizimle eğleşme, tabii ki 4 teker, her tekerde de 4 somun var," derler.
Kemal, "Peki bizim kaç somuna ihtiyacımız var?" der. Hasan, "Dedim ya, patlak tekerin tüm somunları düştü," deyince Kemal:
"O zaman işimiz kolay. Ama bir çay daha ısmarla bakalım, seni dayaktan kurtarayım," der. Tabii arkadaşları kendilerinden emin, hemen "Kemal ağabeye çay!" derler; "Aman Kemal söyle, Hasan'ı kurtar," diye eğlenirler kendilerince.
Kemal, "Bu kadar saf olduğunuzu bilmezdim arkadaşlar," der. Arkadaşları gülüşür: "Doğrusun Kemal, bizim kafamız seninki gibi çalışmaz ama ne yapacağız hele onu söyle," derler.
Kemal başlar anlatmaya: "Diğer tekerlerden birer somun çıkarıp patlayan tekere takarsak tüm tekerler 3 somunlu olur. Sorgun’daki lastikçiye kadar gideriz, olur biter," der.
Tüm kahvedekiler durup düşünür ve Kemal’e bir alkış kopar. Arkadaşları şaşırır ama biraz da bozulurlar. Sözde Kemal’i konuşturup güleceklerken Kemal onları tuş eder. İçlerinden biri sorar: "Kemal biz hepimiz düşündük bulamadık, peki sen nasıl buldun bunu?"
Kemal cevap verir: "Aslanım, ben safım ama salak değilim sizin gibi!"