5 Mart 2026 Perşembe

Değer Çıkmazı

Bizim Saf Kemal bir gün kahvehanede derin derin düşüncelere dalmış, önüne bakıyormuş. Arkadaşları bakmışlar Kemal’in yüzünde hem bir ciddiyet hem de muzip bir gülümseme var.

"Hayırdır Kemal," demişler, "yine neyi çözüyorsun kafanda? Karadelikleri mi, memleketin ekonomisini mi?"

Kemal başını kaldırmış, "Yok be yahu," demiş, "insanlığın en büyük çelişkisini buldum."

Herkes merakla eğilmiş: "Neymiş o?"

Kemal cebinden bir tane 20 liralık, bir tane de 200 liralık çıkarmış, masaya koymuş:

— "Bakın şimdi," demiş. "Şu 20 lira var ya... Markete giriyorsun, 'merhaba' bile diyemeden bitiyor. Değeri o kadar az ki, yere düşürsen eğilip almaya değmez diye düşünüyorsun."

Arkadaşları onaylamış: "Eee, doğru. Peki ya 200 lira?"

Kemal iç çekmiş:

— "İşte çelişki orada! Bu 200 lira da o kadar değerli ki, kime uzatsam 'Bozuk yok mu abi?' diyor. Kimse harcatmıyor bana bunu! Yani cebimde para varken aç kalıyorum. Anladım ki dünya böyle; ya değerin yok diye kimse yüzüne bakmıyor, ya da çok değerlisin diye kimse seni harcamaya kıyamıyor. İki türlü de elin boş kalıyor!"

Kahvehanedekiler önce bir gülmüş, sonra sessizce önlerindeki çaya bakıp "Vay be Kemal, haklısın..." diye düşünmeye başlamışlar. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder